Gulu Gulu ''hindi sesi yapma çabası''

Hindilerde malumunuz çirkin hayvanlar,görsel bakımdan sevmesemde ruhani bakımdan seviyorum onları.hayvanların ruhani bakımları veterinerler tarafından yapılmamaktadır galiba.
Geçmiş yıllarda sokak kedilerine uyguladığım(-ız) uygunsuz hareketlerden bir fiske pişmandeğilim,ama ufak çapta utanıyorum yaptılarımdan,ayıp ettik onlarada neyse.

İbrahim Tatlıses x kedi = Nankör kedi.

Konuya hayvanlardan girmişken değinmek istediğim bir konu daha vardı aslında ama...,unuttum desem hiç inandırıcı olmayacak galiba.Neyse hiç değinmek istememişim gibi davranmak en iyisi.

Geçen gün diye başlayan her cümlede geçen günün hangi gün olduğu sorusu takılıyor aklıma,iğrençlik olmasın diye sormuyorum ''hangi gün'' diye.

Bakkala gönderilen çocukların halinden anlamakla birlikte,kardeşimi bakkala göndermekten haz alan bir insanım,çelişkiler havuzunun kenarıda şezlonguma uzanmış Tarkan'dan kış güneşini dinliyorum.Ve istenilen şeyi yanlış alıp gelen kardeşede kızmıyorum,bilakis daha bir seviyorum,şefkatle karşılıyorum.Gönderildiği bakkaldan ne pahasına olursa olsun boş gelmeme davranışını gerçekleştiren kardeşin bu hareketi bir günlüğünede olsa istemediğim bir şeyi istemişçesine kullanmama neden oluyor,uzatmıyorum,çaktırmıyorum,sevmiyormuş gibi gözüksemde seviyorum hergeleyi.
(silsemde olurmuş hani)
(son anda silinmekten kurtulan bölüm)
Kardeş sahibi olmak ile abi/abla olmak arasındaki farkın farkına varabilmek;abi/abla kelimesinin basitliğini çözebilen bir insan kardeş sahibi olmak ile arasındaki farkı kolaylıkla algılayabilir.Sokaktaki tanımadığım çocuk bana abi diyosa ya da biz tanımadığımız bir insana abi diyosak olmaz olamaz ben abi olamam olsam olsam kardeş sahibi olurum.

(son anda silinmekten kurtulan bölüm)

(silsemde olurmuş hani)

Günün gereksiz icadı:

-Tırnak yeme alışkanlığı bulunan insanların bileklerine takılabilen,elini ağzına götürdüğü anda cıyak cıyak öten ya da içine yüklenen ''çek elini ağzından'' uyarısı veren uyargaç.


Ansvır may kuesçın,birazda tarçın

Kundurasına kum dolan adamın kumbarasına neden para dolmaz?kundurasına kum doldu diye ayagındakini atıp yenisini mi alır?nedeni bu mudur?yani bu mudur nedeni;kumbarasının para dolmamasınınya da dolmasının bol pirinçilisinden olmasının?

Serçe parmağı kalınlığında ve uzunluğunda olan sarmalar(dolma olandan) neden insanlara daha lezzetliymiş gibi gelir?küçük olan daha mı lezzetlidir? ya da her annenin yavrusu kendine mi güzel gelir?

Sorular(kues) sorular(çın);cevapları arayan bizlermiyiz yoksa soruların ta kendisimi?,bu soru kendi cevabını formüllere sıgdıramamış olanlardan mıdır? ve neden soru agırlıklı bir yazı sonuna kadar soru cümleleriyle devam edecekmiş gibi gelir? böylemi gider?

Soru işareti ile kaptan kanca(huk) arasındaki yakınlık durumu nedir? kaptan kancanın(hukun) bu durumdan haberi varmıdır?yoksa kaptan kanca(huk) peterpanla(uçan kaçan çocukla) uğraşmaktan soru işaretine zaman ayıramamaktamıdır,ayrıca soru işareti kimindir? neden herkes başkasınınmış gibi kullanır?;

-Soru işaretini koydun demi?
+Benimkini koydum isterseniz getirin sizinkinide koyayım.

(yapılan iğrençliklerin farkında olmak ne katmakta ki ardı arkası gelmemekte ve bu bir soru cümlesiyken cevabını neden kimse verememekte) (?)

Bu kadar soru işaretini bir arada görmek insana neden sınavlarda cevabını bulamadıgı soruları hatırlatır?ve neden bir öğrenci(sin ama).(asla)seçme(yeceğiz).sınavı soru kitapçığında soru işareti sayısı ünlem işareti sayısından çoktur?

Bilgisayar içinde bulunan ''not defteri'' ne kadar sade ve bir o kadarda işe yarar birşeydir,akıl eden şahıs alnı öpülesidir.ve zırt pırt giden internet bağlantısı ne kadar acımasızdır ve bir o kadarda gittimi gelmeyendir,sorumlusu şahıs(lar) küfredilesidir.

Enine ve boyuna son olarak gecenin ikisinde(gecenin 2si) arayan lise arkadaşınada teessüf ediyor,insan biraz erken arar yahu cevabını yüzüne vurup,vurduğum yetmezmiş gibi kapatıyorum.


Günün gereksiz icadı:

- Konusma esnasında küfür,argo ve benzeri kelimeleri beyine geldiği anda tesbit edip ağıza geldiği anda bipp!!leyen insan bipp!!leptörü.

Hiç güleceğim yoktu gittim gülecekçiden gülecek aldım

Gazı kaçan bir bardak kolaydı en zor anımda yanımda olan,bu sebepten nice gazı kaçmış kolalara;

Soğuk havalardan kıçını ısıtamayan her bir insanın sıcak tutsun diye içine giydiği pijamaların halleri üşüyen kıçlardan kat bin kat daha vahim,(giymem:giyenede kızarım orası ayrı),nedir bu pijamanın sana ettiği ki paçalarını tıkıştırıp çorapların içine diger pijamaların karsısında boynunu büküp gezmesini sağlarsın,sonuç olarak giyside olsa diğer benzerlerinin yanında utanç duruma düşmesi kötüdür,kötününde kötüsüdür bununda ötesinde hazırcılıktır.Dur dur onuda yazayım bak şimdi; içine pijama giyme planını kafasında tasarlayan adam; ''hem sıcak tutar hemde gece yatarken cıkarırım pantalonu hop atlar yataga uyurum'' düşüncesindedir,bu ne tembelliktir bu ne hazıra konmadır teessüf ediyorum.Soğuktan laf açılmışken en büyük sorunların başını çeken yıkanma meselesine değineyim birazda,haftanın vücutta yapmış oldugu birikimi,tozu toprağı tümü olarak ele aldığımızda kiri atmak amacıyla banyoya yönelen bir şahıs olarak ben karşılaştığım anlam katılamayan soğuk suyu elimin tersiyle itip ''yok yok daha çok kirlenmedim yarın gündüz yıkanırım yahu''larla bir ertesi güne ertelemiş ve bu hareketimi tümüyle haklı bulmuşumdur.Gün ısı denen icatın suyu geç ısıtması ve bu süreç içersinde anadan üryan küvet içinde bekleyip son anlarımı çıplak geçirme düşünceside ertesi güne ertelememe fazladan bir neden olmuştur.Ee burdandan çıkaracağımız üzre yarın gündüz vakitlerinin birinde banyo yolları taştan sen çıkardın beni baştan ya da çıkar mı bu kir baştan olacaktır.[iğrençlik]

''Hiç güleceğim yoktu gittim gülecekçiden gülecek aldım'' cümlesiyle ne kadar iğrenç olabileceğimi bir kere daha anlamış oldum.Ayrıca gülecek ile çekecek arasındaki ilişkiyede odaklanma çabası içine girme düşüncelerindeyim aman aman uzak durun.Neyse efendim çekecek demişken evde haftalardır bir türlü bulamadığım siyah çekeceğede burdan seslenmek istiyorum;

''-lan oğlum buralar sensiz olmuyor,dön allah aşkına bir daha ayakkabı içine sokarsam çekecekler kovalasın emi beni,alıp asacam odanın baş köşesine''

Son zamanlarda tembellikten midir nedir bilmiyorum ama bağcıksız ayakkabılara sevgim ve saygım artmış durumda,geçte olsa bu tarz ayakkabıların insanlar için ne kadar önemi birer icat olduklarının farkına varmış bulunmaktayım.Sahip olduğum bir adet bez ayakkabıyı mevsim şartlarına uymamasına rağmen allahın her günü giyiyorum ve yüksek ihtimal ayakkabıcağızımı gereğinden fazla yıpratıyorum,seneye sağlam çıkarmı şüpheler içersindeyim.Kış ortasında yırtık ayakkabı giyip ayaklarıma işkence yapmaktan haz almakta ve beraberinde gelen utanç duygusunu bir anda yaşamaktayım,az da olsa ayaklarıma ayıp ediyorum.Varsın ayıp olsun ayak benim ayak diyorum es geçiyorum.

Son olarakta akşam geç saatlerde uyanıp havanın karardığını her gördüğümde öldüm sanıyor,yersiz yersiz heyecan yapıyorum,günün geri kalanını aptal bir şüpheyle geçiriyorum,sonra ''çok aptalım lan hiç güleceğim yoktu çıkıp sigarayla,gülecek alayım bari'' diyorum,ve bundan hiç bıkmıyorum her boşluk anında her türlü iğrençlik yapıyorum.

[Yepyeni bir uygulamadır]

Günün gereksiz icadı:

-Burun uçlarına,sürekli silmekten yara olmasın diye monte edilebilecek kauçuk vb.. bir maddeden üretilmiş burun kenarı koruma gereci.

Share Eyle !